|

Camiler ve Türbeler
Osmanlı’nın kuruluş döneminden Yıldırım Bayezit döneminde kadar geçen 65 yıl içinde 140 kadar cami ve mescitin yapıldığı tespit edilmiştir. Osmanlı’nın son dönemine gelindiğinde 1905 yılında ise Bursa’da sadece 165 cami ve mescit bulunmaktaydı. 700 yıl sonra günümüze ulaşarak ayakta kalabilen 127 tarihi cami ve mescidin bulunduğu anlaşılmıştır.
Külliye camilerinin dışında kalan en önemli diğer camiler; Orhan Camii, Ulucami, Alaaddin Camii, Şehadet Camii, Kavaklı Camii, Demirtaş (Timurtaş) Camii, Çandarlıoğlşu Ali Paşa Camii ve Nalbantoğlu Camii’dir.
CAMİLER
Orhan Camii
1339/40 yılında Sultan Orhan Gazi tarafından yaptırılan “Orhan Camii”, Ulucami’nin yakınında, tarihi Belediye binasının yanındadır. Orhan Gazi şehri genişletmek amacı ile cami ve medrese, hamam, han ve imaretten oluşan külliyeyi o dönemin şehir surları dışına yaptırmıştır. Şehir (surlar) dışına yaptırılan ilk camidir.
Ulucami
Sultan Yıldırım Bayezit tarafından 1400 yılında yaptırılmıştır. On iki ayak üzerine yirmi kubbe ile üzeri örtülen Ulu Cami, şehrin merkezinde yer alan önemli tarihi yapı ve ibadet merkezidir.
Caminin minberi, ağaç işlemeciliğinin en güzel örneklerinden birini oluşturur. Üzerindeki geometrik şekillerin güneş sistemini tasvir ettiği tahmin edilmektedir. Caminin duvarları ve sütunları Kur’an ayetlerinin farklı üsluptaki hat yazılarıyla bezenmiştir.
Ahşap kapılar cevizden yapılmış olup, üzerinde oyma geometrik motifler bulunur.
Bursa Ulu Cami; Mekke, Medine, Kudüs ve Şam’dan sonra İslam dininde beşinci makam olarak bilinmektedir. Minberin yanında güney tarafında Mekke’den getirilen Kâbe’nin orijinal örtüsü asılıdır. Mihrabın sağında ise Mevlana’nın gönderdiği hat eseri bulunmaktadır.
Alâaddin Camii
Sur içinde Devlet Hastanesi yakınında olup, Orhan Gazi’nin kardeşi, Osman Gazi’nin oğlu Alâaddin Bey tarafından 1355’te yaptırılmıştır. Bursa’daki ilk Osmanlı camisi olup, dekoratif görünümündeki tuğladan yapılan minaresi ilginçtir.
Yeşil Cami
Yeşil semtinde bulunan cami, 1419 yılında, Çelebi Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. “Ters T” planlı camilerden olan Yeşil Cami, Bursa’nın olduğu kadar Türkiye’nin en güzel tarihsel yapılarından biridir. Yapıda, bazı Bizans döneminden kalma yapı malzemesi de kullanılmıştır. Yeşil Camii’nin girişindeki taç kapı, Türk taş oymacılığının güzel bir ürünüdür. Caminin büyük bölümü çini ile kaplıdır. İç duvarlar, tavanlar, mahfiller ve geçiş eyvanları tümüyle çiniyle kaplıdır. Camideki çini işçiliğinin en mükemmel örneklerinden biri de, on metreden yüksek olan mihrabıdır. Çeşitli geometrik motiflerle çiçeklerin yer aldığı mihrap, caminin en güzel yerlerinden biridir. Pencere kapakları, devrin ahşap işçiliğinin güzel örneklerindendir. Cami içinde güzel bir şadırvan vardır. Şadırvanın tek parçadan yapılmış fıskiyesi eşsiz inceliktedir.
Şehadet Camii
Tophane’de, Hisar bölgesinde, Orduevi’nin karşısındadır. Bursa’nın mutlaka görülmesi gereken en güzel sokaklarından biri olan Kale sokağın sonunda yer alır.
Osmanlı’nın ilk camilerindendir. Caminin inşasından kısa bir süre sonra Sultan Murat Han’ın Kosova’da şehit olmasından dolayı, “Şehadet Camii” adı verilmiştir. Deprem sonrası yıkılan cami, 1892’de aslına sadık kalınarak onarılmıştır.
Yıldırım Camii
Yıldırım semtinde, bir tepecik üzerinde bulunan cami, Yıldırım Bayezit (1389–1402) tarafından 1390′lı yıllarda yaptırılmıştır. Bursanın en görkemli anıtlarındandır.
Zaviyeli ve yan mekânlı cami tipinde yapılmıştır. “Ters T” planlı camilerin en özgünü olan Yıldırım Camii, Bursa tipi kemerlerin ilk kullanıldığı yapıdır. Taş işçiliği çok iyi bir yapıdır. Osmanlı mimarisinde, özenli bina yapma geleneğini getiren bu camide yer yer çini işlemeleri vardır. Pencereleri mermer oymacılığının eşsiz örneklerindendir.
II. Murat (Muradiye) Camii
1425/26 yılında yaptırılan II. Murad Camii, zaviyeli camiler grubuna girer. “Bursa Kemerli” girişi olan caminin planı, bu tipin en yalın biçimini yansıtır.
Buna karşılık, gerek dış gerekse iç süsleme bakımından zengindir. Giriş cephesinin zengin süslemesine karşılık, öteki cephelerde yalın bir tuğla-taş duvar işçiliği ve geometrik motifler egemendir. Bu özellik dönemin pek çok yapısında bulunmaktadır.
Başlıca iç süslemeleri ise, duvarların alt bölümlerini kaplayan tek renkli çiniler ve çevrelerindeki çini bordürlerdir. Buna karşılık, mihrap süslemesinde çini bulunmamaktadır. Camii’nin önündeki beş birimli, kubbeli son cemaat yerinde iki adet antik granit sütun dikkatinizi çekecektir.
Ortadaki kubbe zarif kabartmalara sahip olup, yine kabartma tekniğinde işlenmiş yaprak ve çiçek motifleri içeren geometrik süslemelerin bulunduğu ahşap giriş kapısı da dikkatinizi çekecek bir başka noktadır. Kapı kanatları, ahşap işçiliğin en güzel örneklerinden biridir.
Caminin yanındaki güzelim bahçe, ulu çınarları, devasa mızrak ucu gibi yükselen servileri, çiçekleri ve çeşmeleriyle ziyaretçiye bir huzur hissi veriyor. Bu his, Osmanlı hanedanının tuğla ve taş sıralarıyla almaşık düzende örülmüş duvarlara sahip bir düzine türbesinin zarif melankolisiyle güzel bir karışım oluşturuyor.
Hüdavendigâr Camii
1363 yılında yapımına başlanan ancak 19 yılda tamamlanabilen Hüdavendigâr Camii, Ters T planlı yapı özelliğine sahip olmasına rağmen, kemerleri ve giriş bölümünün yapı biçimi incelendiğinde hiçbir Bursa yapısında görülmeyen özellikler taşıdığı görülür. Büyük bir kubbesi olan camiinin son cemaat yeri, beş küçük kubbeyle örtülüdür.
Sultan I. Murat (Hüdavendigâr) tarafından yaptırılan cami, iki katlıdır. Altta cami, üstte medrese yer almaktadır. Caminin dışında, ayrı alanlarda olması gereken zaviye ve medrese mekânları burada ibadet yeri ile iç içedir. Üst kattaki medreseye caminin her iki yanında bulunan merdivenle çıkılmaktadır.
İlginç bir Akdeniz mimari yapısı ve süslemeleriyle diğer camilerden farklı özelliklere sahip olan Hüdavendigâr Camii’nde dikkat edilmesi gereken bir başka özellik; mihrabın üzerinden dua edilen alana açılan esrarengiz penceredir. Mihrabın üzerindeki dar bir geçit ile ulaşılan esrarengiz odanın Sultan Murat’a ait olduğu söylenmektedir.
Caminin tek minaresi tuğladan örülmüştür. Mermer sütunlar ve başlıklar Bizans yapılarından alınarak burada kullanılmıştır. Hatta söylencelere göre; cami mimarının bir Rum olduğu ve caminin bir Bizans kalıntısı veya eski bir Bizans Sarayı üzerine inşa edildiği belirtilmektedir.
Venedik saraylarını andıran gösterişli bir yapı olarak tarif edilen I. Murat Camii’nde göreceğiniz cami-medrese birlikteliğini, derviş-ulema beraberliğini bir başka eserde göremeyeceğinizi hatırlatmak isteriz.
Emir Sultan Camii
Uludağ’ın yamaçlarındaki bir tepe üzerinde, kendi adıyla anılan mahallededir. Yıldırım Bayezit’ın kızı ve Emir Sultan’ın eşi olan Hundi Fatma Hatun tarafından, 15. yüzyılın başında, Emir Sultan adına yaptırılır. Emir Sultan Camii’nin giriş bölümünde, şadırvanlı geniş ve güzel bir avlu bulunur. Bursa camileri içinde en geniş ve avlusu en güzel olan camidir. Bursa’da kubbesi en büyük olan bu cami, 1795 yılında tamamen yıkılır, 1804 yılında ise, III. Selim tarafından tekrar yaptırılır.
TÜRBELER
Süleyman Çelebi Anıt Mezarı
Çekirge yolu üzerinde, Karagöz Anıt Mezarı’nın karşısında yer alan Süleyman Çelebi’nin kabri, etrafı açık dört ayak üzerine oturtulmuş bir yapıdır. Orhan Gazi döneminde doğan ve Yıldırım Bayezit döneminde Ulucami’ye imamlık yapan Süleyman Çelebi, Hz. Muhammed’in kişiliğini anlatan ve öven Mevlüd’ün yazarıdır.
Okçu Baba Türbesi
Tophane Parkı’nın hemen aşağı tarafında, Hisarkapı yamacında bulunan türbede, Bursa’nın fethine katılan ve Okçu Baba lakabıyla bilinen Nasrettin/Nusret Paşa’nın mezarı bulunmaktadır. Bursa’nın ilgi gören türbelerinden biridir. Bu türbenin yakınında Timurtaş Paşa Türbesi yer almaktadır.
Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbeleri
Kentin merkezinde kente hâkim bir tepe üzerindeki Tophane Parkı’nda yan yana yer alan türbelerden ilki Osmanlı Devleti’nin kurucusu ve Bursa’nın fethini hazırlayan Osman Gazi’ye (1258–1326) aittir. Türbenin ortasındaki Osman Gazi’nin bulunduğu sedef kakmalı sandukanın etrafı sedef kakmalı parmaklarla çevrilidir. En çok ziyaret edilen bu türbe, Osman Gazi’nin vasiyeti üzerine Sainte Elie adlı Bizans Manastırının şapeli üzerine inşa edilmiştir.
Bursa’yı fetheden, Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’nin (1281–1362) türbesi, şehrin metropolit manastırı olarak kullanılan Sainte Elie Manastırı’nın zemin mozaikleri üzerine inşa edilmiştir.
Yıldırım Bayezit Türbesi
Yıldırım Külliyesi içinde bulunan türbe, 1406 yılında oğlu Emir Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Mimarı ise Hüseyin oğlu Ali’dir. Yıldırım Bayezit öldüğü zaman ilk önce Akşehir’de gömülmüş, daha sonra oğlu Musa Çelebi cenazeyi Bursa’ya getirtmiştir.
Türbe, önündeki revakıyla, daha sonra yapılan revaklı Osmanlı türbelerinin öncüsü olmuştur. En büyük tahribatı ise 1855 yılı depreminde görmüştür. Türbenin içinde Yıldırım Bayezit’in sandukasının dışında; oğlu İsa Çelebi’nin (öl.1405) sandukası vardır.
Yeşil Türbe
Yeşil Türbe, Sultan II. Mahmut tarafından 1421 yılında yaptırılmıştır. Bursa’nın sembolü niteliğinde olan Yeşil Türbe plan olarak Selçuklu kümbetlerinin devamı gibidir. Türbenin içi ve dışı tamamen renkli sır ve mozaik çini tekniklerinden yapılmış dikdörtgen ve altıgen çinilerle kaplı olup, bunların üzeri sarı yaldızla süslenmiştir. Duvarlar firuze renkli altıgen levha çinilerle kaplı olup aralarında renkli su tekniğiyle yapılmış çinilerden oluşan madalyonlar vardır. Türbenin ortasında, zeminde bir kademe ile yükseltilmiş sekizgen kaide üzerinde l. Mehmet’in muazzam çini lahdi bulunmaktadır. Tamamen renkli sır niteliğindeki kabartma çinilerle kaplı lahit üzerinde Çelebi Sultan Mehmet’in ölüm tarihi yazılıdır.
Türbede Çelebi Sultan Mehmet’in kızları Selçuk, Hafsa, Ayşe, Sitti Hatunlar, oğulları Mahmut, Yusuf, Mustafa ve sütannesi Daye Hatun’un kabirleri bulunmaktadır.
Muradiye Türbeleri
Bursa’yı “Osmanlı Türbeleri Şehri” gibi gösteren, Muradiye Külliyesi, II. Murat Camii ile birbirine çok yakın mesafelerde bulunan 12 türbeden ibarettir. Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan bu yapı kompleksinde; Hüma Hatun (Hatuniye) Türbesi, Şehzade Alaaddin Türbesi, Şehzade Ahmet Türbesi, Şehzade Mustafa Türbesi, Şirin Hatun Türbesi, Gülruh Hatun Türbesi, Fatih Sultan Mehmet’in ebesi Ebe Hatun (Gülbahar Hatun) Türbesi, Şehzade Mahmut Türbesi, Mükrime Hatun Türbesi, Gülşah Hatun Türbesi ile saraya mensup kimselerin (cariyelerin) gömülü olduğu Cariyeler / Saraylılar Türbesi bulunmaktadır.
Muradiye’deki 12 türbeden başka, hazirenin dış tarafında Şair Ahmet Paşa Medresesi ile Süleyman (Karşı Duran) Türbesi ve Muradiye Konağı yer alır.
Hüdavendigâr Türbesi
Hüdavendigâr Camii’nin karşısında yer alan, 1. Kosova Savaşı’nda (1389) şehit olan Sultan 1.Murat’ın türbesini oğlu Sultan Yıldırım Beyazıt yaptırmıştır. Türbenin içerisi yuvarlak kemerli dokuz pencere ile aydınlatılmıştır. Türbenin içerisinde ortada pirinç parmaklıklarla çevrili Sultan 1. Murat’ın sandukası vardır. Bunun yanında torunu Süleyman Çelebi, Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Musa Çelebi, Sultan I. Murat’ın oğlu Yakup Çelebi (1364-1389) Süleyman Çelebi’nin oğlu Orhan Çelebi (1395-1429), Sultan 2. Beyazıt’ın oğlu Şehzade Mehmet’in (1476-1504) sandukaları bulunmaktadır. Diğer iki sandukanın hangi şehzadelere ait olduğu bilinmemektedir.
Cami ve türbe ziyaretinin ardından Hüdavendigâr Külliyesi’nin bahçesinde çay içerken kenti seyrederek soluklanabilirsiniz.
Emir Sultan Türbesi
Üç Osmanlı Sultanı döneminde yaşayan, Sultan Yıldırım’a, Çelebi Mehmet’e ve II. Murat’a kılıç kuşandıran Emir Sultan’ın eşi Hundi Sultan tarafından yaptırılan Emir Sultan Türbesi, caminin kuzeyinde yer alır. Özgünlüğünü kaybetmiş olmasına karşın sufilikte velilik rütbesini kazanan Emir Sultan Hazretleri’nin türbesinin Müslüman dünyasında beşinci makam olduğunu ileri sürenler de vardır.
Peygamber soyundan geldiği için “Emir”, gönülleri fethettiği için “Sultan” ünvanını alan Emir Sultan’ın sandukası türbenin ortasında pirinç parmaklıklar arasında yer alır. Türbede oğlu Emir Ali, eşi Hundi Hatun ve iki kızı yatmaktadır.
| |
|